Şener Şen 23. Aydın Doğan Ödülü’nün Sahibi Oldu

03 Nisan 2019 tarihinde oluşturuldu

Aydın Doğan Vakfı tarafından, her yıl kültür, sanat, edebiyat ve bilim alanlarında, başarıya ulaşmış kişileri ödüllendirmek amacıyla verilen ve Türkiye’nin en saygın ödüllerinden biri olarak kabul edilen ‘Aydın Doğan Ödülü’ne bu yıl Şener Şen layık görüldü.

Toplumun kültürünü ve yaşam kalitesini yükseltmeye katkı sağlamak amacıyla Aydın Doğan Vakfı tarafından, 1996 yılından bu yana her yıl, kültür, sanat, edebiyat, bilim gibi farklı alanlarda, ulusal ve uluslararası platformlarda övgü kazanan kişi ve kurumları ödüllendirmek amacıyla verilen Aydın Doğan Ödülü’nün bu yılki kategorisi ‘Sinema’ olarak belirlendi.

2019 Aydın Doğan Ödülü’nün, Türk Sinemasında farklı dönem ve ekollere yayılmış olarak, yalnızca başrolleriyle yıldızlaşmayan aynı zamanda canlandırıldığı dönemlerde toplumun genelinin yalın tasvirleri olan karakterleri de başarıyla canlandıran bir karakter oyuncusu olması, Türk Sinemasının en zor dönemlerinde yer aldığı özgün yapımlarla sinemamızın sürdürülebilir geleceğinde derin izler bırakan, canlandırdığı rollerin işaret ettiği kişilik yapılarından bağımsız; samimi, halkın içinden gelen, topluma yabancılaşmamış rolleriyle toplumsal hafızamıza kazınan değerli bir yetenek oluşu; hep saygınlığı ve sevilen bir kişi olması ile öne çıkan ve aldığı ödüller ile ulusal ve uluslararası alandaki başarılarıyla genç kuşaklara örnek olması nedeniyle sanatçı Şener Şen’e verilmesine karar verildi. 

23. Aydın Doğan Ödülü Şener Şen’e, Nisan ayında düzenlenecek bir törenle takdim edilecek.

Aydın Doğan Ödülü, Vakfın kurucusu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan adına düzenlenmekte; ödüllerin hangi dallarda verileceği her yıl, Vakıf Yönetim Kurulu’nca belirlenmektedir.


Şener Şen kimdir?

Şener Şen 26 Aralık 1941 tarihinde, o zamanlar marangozluk yapan Türk sinemasının önemli karakter oyuncularından Ali Şen'in oğlu olarak Adana'da dünyaya geldi. Gençlik yıllarında işportacılıktan, dolmuş şoförlüğüne kadar çeşitli işlerde çalıştı. Bir süre ilkokul öğretmenliği de yapan Şener Şen, 1967 yılında girdiği İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda 13 yıl çalıştı. Tiyatro oyunculuğu yaşamına Yeşil Sahne’de amatör olarak başlayan Şen, aynı Yeşilçam’da uzun yıllar seslendirme yapmanın yanı sıra, çeşitli filmlerde küçük rollerde yer aldı. Sinemaya ilk adım attığı bu günlerde figüranlık dahil her işi yaptı.

Yapımcı yönetmen Ertem Eğilmez’in keşfettiği bir sinema oyuncusu olarak, ilk kez, Rıfat Ilgaz’ın romanından sinemaya uyarlanan “Hababam Sınıfı” filminde, beden eğitimi öğretmeni “Badi Ekrem” tiplemesi ile dikkatleri üzerine çekti. Rol aldığı “Süt Kardeşler”, “Şabanoğlu Şaban”, “Tosun Paşa”, “Kibar Feyzo”, “Çöpçüler Kralı”, “Davaro” ve “Şalvar Davası” adlı filmler ile artık seyircinin sevdiği bir oyuncu durumuna geldi. Şener Şen’in başrol oynadığı ve yıldızının asıl parladığı ilk film ise, Başar Sabuncu’nun senaryosunu yazdığı “Namuslu” filmidir. Şener Şen bu film ile o güne kadar çizdiği tiplemelerin dışında bir karakter ile seyircinin karşısına çıktı. Nesli Çögeçen’in “Züğürt Ağası”nda yoksullaşmış, temiz yürekli bir köy ağasını; “Milyarder” de, piyangodan büyük ikramiye kazanan dar gelirli bir memuru; ‘Muhsin Bey’de, şarkıcı olma heveslisi bir gence menajerlik yapan babacan ve duygulu bir karakteri başarı ile oynadı. 

Seyircinin alkışladığı “Arabesk” ve “Amerikalı”, filmlerinden sonra, Türk sinemasında bir devrim olarak nitelenen “Eşkıya” filminde, yine Uğur Yücel ile birlikte sergilediği oyun büyük ses getirdi. Şen, “Gönül Yarası” ve Kabadayı filmlerinde de başarı çizgisini yükseltmeyi sürdürmüştür. “İkinci Bahar” adlı televizyon dizisinde, Türkan Şoray ile birlikte sergilediği oyunculuğu, seyirciyi ekranlara bağlamış; televizyon dizilerinde, yerli ve anlatımı iyi örülmüş televizyon dizilerinin kapısının aralanmasına büyük hizmetleri geçmiştir.