Birleşmiş Milletler, Aydın Doğan Vakfı, UNFPA, UNICEF ve UN WOMEN, kız çocuklarının karşılaştıkları engellerin ortadan kaldırılması, güçlendirilmesi ve insan haklarından eksiksiz yararlanmasını sağlamak amacıyla bu yıl dördüncü kez kutlanacak olan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü için bir konferans düzenledi.

'Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar' temasıyla gerçekleştirilen Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı'nda, daha güçlü kız çocuklarının dünyaya ve Türkiye'ye daha güvenli, sağlıklı ve başarılı yarınlar getireceği vurgulandı.

Türkiye, Peru ve Kanada'nın girişimleriyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından alınan bir kararla 2012'den bu yana 11 Ekim günü, tüm dünyadaki dezavantajlı kız çocuklarının sorunlarına dikkat çekmek üzere birçok etkinliğe sahne oluyor.

Türkiye'de de, 'Dünya Kız Çocukları Günü'ne dikkat çekmek, kız çocuklarının eğitim konusunda yaşadığı sorunları, eğitimin kız çocuklarının hayatında yarattığı farkı ortaya koymak amacıyla Birleşmiş Milletler, Aydın Doğan Vakfı, UNFPA, UNICEF ve UN WOMEN tarafından bu yıl 'Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı' düzenlendi.

 

'Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar' temasıyla düzenlenen konferansın açış konuşmasını yapan Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü ve UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Kamal Malhotra, "Kız çocukları, eğer onları etkin bir şekilde destekleyebilirsek, hem bugünün güçlü genç kadınları olarak hem de yarının iş insanları, anneleri, girişimcileri, sanatçıları, mentörleri ve siyasi liderleri olarak dünyayı değiştirebilecek güce sahiptir" dedi.

Hanzade Doğan Boyner: "Cinsiyet eşitsizliğini çözmek için kamu, özel sektör, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar el ele vermeli…"

Aydın Doğan Vakfı Başkanı Hanzade Doğan Boyner de açılışta yaptığı konuşmada, tüm dünyada kadınların yaşadıkları soruna işaret eden Birleşmiş Milletler kaynaklı veriler paylaştı: "Birleşmiş Milletler'in çalışmalarına göre, dünya üzerinde 66 milyon kız çocuğu okula gidemiyor. 15-24 yaş arasındaki 116 milyon kız çocuğu ilkokulu asla bitiremiyor. Oysa annenin okulda geçirdiği her bir yıl, bebek ölümlerini %5-10 arasında azaltıyor. Eğer dünyadaki bütün anneler ilkokul mezunu olsaydı anne ölümleri üçte iki oranında azalırdı. Bu veriler daha aydınlık gelecek, daha güçlü yarınlar için aşmamız gereken sorunlara işaret ediyor."

"Yolsuzluk, hukukun işlememesi, fakirlik… Bunlar, bütün az gelişmiş ülkelerin ortak problemleri. Bunları, kadın-erkek arasındaki bu eşitsizlikle çözebilmek mümkün değil. Bu sorunları çözmeden dünyaya barış gelemez. Açlığı, göçmenlik sorunlarını, savaşları bitiremeyiz!" diye konuşan Hanzade Doğan Boyner, bunu başarabilmek için kamu, özel sektör, sivil toplum ve uluslararası kuruluşların el ele vermesi gerektiğini kaydetti.

Aydın Doğan Vakfı olarak Birleşmiş Milletler'in önde gelen kuruluşlarıyla bir araya gelerek Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı'nı düzenlediklerini vurgulayan Hanzade Doğan Boyner, 10'uncu yılına erişen Baba Beni Okula Gönder Projesi'nin genç kızların ve ailelerinin hayatında yarattığı kazanımlardan örnekler verdi:

"Baba Beni Okula Gönder seferberliği ile bugüne kadar 33 kız öğrenci yurdu yaptırdık, hiç okul olmayan 12 köye okul kazandırdık. Eğitimleri boyunca burs verdiğimiz kız çocuklarının sayısı 10 binin üzerinde… Ancak bunun da ötesinde, projenin yarattığı sosyal etkiyi ölçmek için yaptırdığımız araştırmalar, BBGO kızlarının eğitim hayatlarına devam ettiklerini, BBGO yurtlarında kalmanın, genç kızları ekonomik yaşamın daha aktif bir katılımcısı yaptığını gösteriyor. İlk hedef olarak, ilköğretim çağındaki her kız çocuğunun okula kayıt ettirilmesini sağladık. Bundan sonra, okula giden kız çocuklarının eğitim hayatlarına devam edip meslek sahibi olmaları için çalışmalıyız.Kadınların eğitim almaları kadar iş yaşamının, sosyal yaşamın içinde de varlık göstermeleri için yapmamız gereken daha çok iş var. Bundan sonra Aydın Doğan Vakfı olarak odağımızda; kadının birey olma hakkı, kendini ifade edebilmesi, kendi olarak var olabilmesi gibi konular yer alacak."

DKCG Toplu Fotograf

UNICEF Temsilci Vekili Wiel: "Genç kızlara yatırım, sürdürülebilir gelecek için akıllı bir yol"

UNICEF Türkiye Temsilci Vekili Lieke wan de Wiel, "Aslında, ergenliğe erişmiş kızlar için yatırım yapmak, hepimiz için daha iyi ve daha sürdürülebilir bir geleceği garantilemek adına en akıllı yollardan biri. Ergenliğe erişmiş kızların ailelerini, bulundukları toplumları, ulusları ve dünyayı değiştirebilme potansiyeli ve gücü var. Bütün bunların yanında belki de en önemli olanı, daha müreffeh ve daha maddiyatın ötesinde bir geleceğe sahip olma haklarının bulunmasıdır" dedi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu - UNFPA Türkiye Temsilcisi, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan Direktörü Kulessa: "Kız çocukları, kalkınma gündeminin merkezinde…"

Konferans kapsamında düzenlenen 'Genç kızların gücü: Bütün çocuklar için kaliteli eğitim' başlıklı panelin açış konuşmasını yapan Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu - UNFPA Türkiye Temsilcisi Karl Kulessa, şunları kaydetti: "Gençler ve özellikle de kız çocukları, geleceğin kalkınma gündeminin merkezinde yer almaktadır. Onların haklarını korumak ve kaliteli eğitimden, düzgün istihdam olanaklarından yararlanmalarına destek olmak, etkili geçim sağlama becerilerini geliştirmek ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimlerine kolaylık sağlamak, onların geleceklerine yatırım yapmak demektir. Bu da hem kız çocuklarının hem de onların aile, toplum ve ülkelerinin gelişimi için büyük öneme sahiptir. Bu nedenle devletler, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları bir arada çalışmak üzere harekete geçmelidirler."

UN WOMEN Temsilcisi Gisladottir: "Erkek çocuklarını yanımıza alarak kız çocuklarını güçlendirebiliriz"

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi UN Women Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve Türkiye Temsilcisi Ingibjorg Solrun Gisladottir de kız çocuklarının güçlenmesine yatırım yapmanın ve şiddet ve ayrımcılığa maruz kalmadan büyüyebilecekleri bir ortam yaratmanın, Türkiye'nin kalkınma hedeflerinden biri olması gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Kız ve erkek çocukların potansiyellerini hayata geçirebilecekleri bir toplum yaratmak için herkes üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmeli… Sahip oldukları yetenekler ve yaratıcılık, kız çocuklarını güçlü kılıyor. Biz yetişkinler, birer rol model ve mentor olarak kız çocuklarına 'toplumsal cinsiyet eşitliği olan bir dünyanın' nasıl bir dünya olacağını anlatmalıyız. Ne yazık ki, halen kız çocuklarına yapılan ayrımcılıklar devam ediyor. Kız çocuklarının tam anlamıyla özgür olabilmeleri için hükümetler ve toplumlar harekete geçmeli. Yeterli ve kapsamlı hizmetler ve korumayı sağlayarak bunu başarabiliriz. Kız çocuklarının eğitimlerinin önündeki engelleri kaldırarak, cinsel ve üreme sağlığı hak ve hizmetlerine erişimlerini garantileyerek ve tabii ki erkekleri ve erkek çocuklarını da toplumsal cinsiyet eşitliğinin ilerletilmesi için yanımıza alarak, kız çocuklarının güçlenmesini sağlayabiliriz. Daha güçlü kız çocukları, bize daha güvenli, sağlıklı ve başarılı yarınlar sunacaktır."

 

© Copyright 2016 Aydın Doğan Vakfı